Hititler'den
sonra Frig hakimiyetine geçen bölgede Mazaka, yerleşim yeri olarak ön
plana çıkmıştır. MÖ 676 tarihinde Kimmerler Anadolu'ya gelmişler, Kaniş
ve Mazaka'yı tahrip ederek Frigler'in hakimiyetini sona erdirmişlerdir. Asur
ve Lidyalılar'ın Kimmerler'i Anadolu'dan atmaları üzerine Mazaka, bir
süre Lidya ve Med hakimiyetine girmiştir. Devrin önemli ticaret merkezi
kimliğine sahip olan Mazaka, MÖ 590 yılında Pers Kralı Kyros'un, Lidya
Kralı Krisos'u yenmesi üzerine bütün Anadolu ile birlikte Pers
hakimiyetine girmiştir. İran'dan bölgeye göç eden halk, kendi ülkelerine
benzettikleri Argaios (Erciyes) ve çevresine yerleşmiştir. MÖ 280
yıllarında kurulan bağımsız Kapadokya Krallığı'nın başkenti olan Mazaka,
MS 17 yılında Roma Devleti'nin eline geçerek Roma'nın bir eyaleti olmuş
ve ismi Kaisareia olarak değiştirilmiştir. Şehir, o günden beri Kayseri
olarak anılmaktadır. Roma İmparatorluğu'nun Doğu ve Batı olarak
ikiye bölünmesinin ardından doğuda kalan Kayseri, bir Bizans şehri
olmuştur ve bu süreçte defalarca Arap ve İran ordularının işgaline
uğramıştır.
Türk ve Müslüman şehri 1071 tarihinde yapılan
Malazgirt Savaşı'nda Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan Bizans ordularını
yenmiş ve Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştır. 1085 yıllarında
Kayseri artık bir Türk ve Müslüman şehri olarak anılmaya başlamıştır.
Şehir, bugün birer tarihi miras olan camiler, hanlar, medreseler,
hamamlar ve çeşmelerle donatılmıştır. 1127 yılında Danişmendliler'in,
1162 yılında ise Anadolu Selçukluları'nın olan şehir, Selçuklular
zamanında Konya'dan sonra ikinci başkent olmuştur.
Osmanlı toprağı Anadolu'da Moğol hakimiyetinin
başladığı 1243 tarihinden sonra Kayseri, 150 yıl boyunca Anadolu'nun pek
çok yerinde olduğu gibi Moğol yağmalamasına maruz kalmıştır. Selçuklu
Devleti'nin, 1308 yılında yerini beyliklere bırakmasının ardından
bölgede hakim olan Karamanoğulları Beyliği'ne de Fatih Sultan Mehmet
zamanında son verilmiştir ve böylece Karaman, Konya ile Kayseri
bölgeleri, 1474 yılında Osmanlı toprağı olmuştur.
Cumhuriyet dönemi Kayseri, Cumhuriyet döneminde
1924 Anayasası ile birlikte vilayet oldu. 1924 Anayasası ile il
statüsüne kavuşan Kayseri’nin 1928’de Merkez, İncesu, Bünyan, Develi ve
Aziziye (Pınarbaşı) olmak üzere beş ilçesi, 21 nahiyesi ve 314 köyü
bulunuyordu. Bugün ise Kayseri’nin Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye,
Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan,
Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar olmak üzer toplam 16
ilçesi, 68 belediyesi ve 406 köyü bulunuyor. 1935 yılında yapılan nüfus
sayımında Ürgüp’ün de Kayseri’ye bağlı olduğu görülüyor. Ürgüp daha
sonra Nevşehir’e bağlanıyor. Eski dönemlerden bu yana bir ticaret
merkezi olan Kayseri’de, Cumhuriyet döneminde devletin öncülüğünde
başlatılan sanayileşme ile sırayla Sümerbank Dokuma Fabrikası, Tayyare
Fabrikası, Anatamir Bakım Fabrikası, Askeri Dikim Evi kuruluyor. Kayserililer’in
bu yıllardan itibaren sanayiye verdiği ağırlık, bugün şehrin, günden
güne değişen ve gelişen yüzüyle Türkiye’nin dikkat çekici şehirlerinin
başında yer almasının nedeni olarak gösteriliyor. |