|
ALİ EMMİ : Muhtar benim oğlan öğretmen Ali'nin ziyaretine gitmiştim görev yaptığı köyde cenaze oldu. Cenazeyi, traktörle çekip getirdikleri kapalı bir römork gibi araç içinde, cenaze evinin önünde yıkadılar. Gusül suyu bile dışarı akmadı. Arabayı gördüm insanın içi açılıyor be oğlum çok hoşuma gitti. Bu araçtan bir tanede biz alalım.
MUHTAR : Ali emmi bende isterim köylüye hizmet edecek bir eser bırakalım, hayır ile anılalım, düşünüyorum ama cesaret edemiyorum.
ALİ EMMİ : O zaman gel. Kaç hane köyümüz 150... hane başına ney düşer?
MUHTAR : Ali emmi köylüyü sen benden daha iyi biliyon, Sigara parası bulamayanlar var. Bu sene mahsul de iyi olmadı, ayrıca cami, yol, su, kanalizasyon derken çok yüklendik köylünün durumu malum.
ALİ EMMİ : Çok haklısın muhtar lakin bu iş onlar kadar önemli, bak muhtar kültürümüzde cenazenin yeri bir başkadır biliyorsun, hem de çok güzel bir eser bırakmış oluruz. Her cenazede dua alırız para işi kolay, kendi aramızda ne toplarsak üzerinide almancılardan, İstanbul’daki hemşerilerden tamamlarız.
MUHTAR : Güzel diyonda emmi bütün bunları nasıl yaparız. İş vakti tarla tapan, hayvanlar vs… işlerim var.
ALİ EMMİ : Lan olum hayır işinin muzır manisi çok olur niye muhtar oldun, bu köyün işi hepimiz el birliği ile yaparız. Düş önümüze çağır azaları, imamı, köyün ileri gelenlerini görüşelim.
|